Obezite ameliyatlarından sonra revizyon ameliyatları

Obezite ameliyatları sonrası Revizyon Cerrahisi

Revizyon cerrahisi nedir: Bir hastalık veya sorun nedeni ile yapılan bir ameliyatın işe yaramaması veya başka sorunlara neden olması nedeni ile aynı bölgeye tekrar girilmesi ve o bölgede şikayetleri gidermek için veya sorunları çözmek için yapılan düzeltici ikincil ameliyatlara denir.

Obezite ameliyatı yapılan hastalarda revizyon cerrahisi gerektiren durumlar:

Obezite tedavisinde, obezite cerrahisi ile kilo kaybında oldukça başarılı sonuçlar elde edilirken bazı durumlarda hedeflenen sonuçlara ulaşılamayabilir. Bütün cerrahi operasyonlarda olduğu gibi bariatrik yani obezite cerrahisinde de birtakım komplikasyon olabiliyor ve istenilen kilo kaybına ulaşılamıyor veya geri kilo alınabilir. Bazı vakalarda bariatrik ameliyatın revize edilmesi gerekebilir. Bu durumlar şunlardır;

  1. Tekrar kilo alma
  2. Tedaviye dirençli reflü gibi şikayetlerin gelişmesi
  3. Yenilen gıdaların geçişine izin vermeyen darlıkların  ve dönmelerin gelişmesi

Tüm dünyada obezite ameliyatları içerisinde yaklaşık %10 luk bir bölümü revizyon cerrahileri oluşturur. Obezite ameliyatları sonrasında  düşük de olsa tekrar kilo alma ihtimali vardır. Obezite ameliyatlarından sonra bazı hastalarda tekrar kilo almanın sebebleri nelerdir çok iyi araştırılması gerekir.

Obezite ameliyatı sonrası tekrar kilo alma nedenleri:

  1. Hasta uyumu iyi olmadığı için kilo alabilirler. Hastaların yeme bozukluğu olabilir. Alkol alıyor olabilirler.
  2. Hastaya uygun cerrahi yöntem seçilmemiş olabilir.
  3. Uygun teknikle yapılmamış olabilirler.

Birinci şık dışındaki hastalarda yapılacak cerrahi müdahale ile kilo almaları engellenebilir ve tekrar kilo vermeleri sağlanır. Birinci şık hastalara psikoterapi ve psikiyatri desteği gerekebilir.

Revizyon cerrahisi yapılacak her hastada uygulanacak yöntem farklıdır. Bu işlemlerin tamamı laparoskopik olarak (kapalı) yöntemle yapılabilir.

Revizyon Cerrahisi Yöntemleri 

Daha öncesinde Mide Bandı olan hastada: Bu hasta kilo alırsa veya banda bağlı mide duvarında  erozyon veya delinme  gibi sorunlar oluşursa daha önce takılan band çıkarılır, hiç ameliyat olmamış gibi yaklaşılır ve uygun görülen ameliyat yöntemi duruma göre o seansta veya bir sonraki seansta gerçekleştirilir.

 

 

Gastrik Bypass olan hastada: Öncelikle mide ile barsak arasındaki geçiş genişlemiş ise endoskopi ile geçiş daraltılabilir. Bu sayede yiyecekler daha uzun süre midede kaldığı için hasta daha uzun süre tokluk hisseder.

Mideye birleştirilen barsak ansı ayrılarak daha ilerden tekrar birleştirilebilir. Bu sayede barsakların daha az bir kısmı besinle temas ettiği için alınan kalori miktarı azalır. Barsaklar arasında bypass yapılarak yine barsakların gıda ile ilişkisi sınırlandırılabilir.

 

: Öncelikle ilk ameliyat yeterli değilse ya da mide tekrar genişlemiş ise yeniden tüp mide ameliyatı yapılabilir.

Slevee Gastrektomi (tüp mide) amaliyatı  Sonrası Kilo Alımı ve Komplikasyonlar: Tüp Mide Revizyon Cerrahisi

Tüp Mide Ameliyatı tüm dünyada ve ülkenizde şişmanlık ameliyatları içerisinde en çok uygulanan ameliyat şeklidir. Tüp mide ameliyatının bu kadar çok yapılmasında başlıca etken ler nelerdir diye bakarsak; Güncel obezite cerrahisi uygulamaları içinde hem hastalar tarafından, hem de cerrrahlar tarafından en çok tercih edilen obezite cerrahisi ameliyatıdır. Bunun en önemli nedenleri elbette ki çok kısa sürede uygulanabilmesi, anestezi ve ameliyat süresinin çabukluğu,  diğer ameliyatlara oranla daha ekonomik oluşu ve uzun dönemli  vitamin ve mineral eksikliği görülmesi ihtimalinin az olması  şeklinde sıralanabilir.  Yapılan çalışmalar tüp mide ameliyatının kısa orta dönemde gastrik bypass ile eşdeğer düzeyde kilo kaybı elde ettiğini göstermiştir. Bu nedenle uygulaması daha kolay olan Tüp Mide ameliyatı gastrik bypassın da önüne geçerek en çok uygulanan ameliyat konumuna gelmiş bulunmaktadır.

 

Hangi Durumlarda Revizyon Cerrahisi Uygulanır?

1. Geri Kilo Alımı

2. Darlık, Yutma Güçlüğü

3. Reflü (Yemek borusu ile mide arasında bir kapakçık vardır normalde midenin içinde bulunan asitli sıvı yemek borusu içerisine çok fazla geçemez. Ama reflü hastalarında bu kapakçık sistemi bozulmuştur ve hasta yattığı zaman yerçekimi ile veya mide kasıldığı zaman mekanik olarak  mide içerisindeki asitli mide suyunun yemek borusuna ve ağıza  gelmesi ve bu bölgeleri asit nedeni ile tahriş etmesi halidir.)

 

Tüp Mide Sonrası Neden Geri Kilo Alımı Olur?

Tüp mide ameliyatı mide hacmini küçültür. Küçük mide ile çok az yemek yiyebilmenize izin verir. Ancak bu küçük mideniz zamanla esner ve genişlemeye başlar. Bu esnemeler başladıkça yemek isteğiniz ve kapasiteniz de artar.  Tüp mide sonrası bazı hastalarda açlık hissi geçici kaybolur ve sonra tamamen geri gelebildiğini gösteren çalışmalar mevcuttur. Tüp Mide Ameliyatı ile yaptığımız, midenizin açlık hormonu (Ghrelin) üreten “Fundus” bölümünü büyük oranda çıkartmaktır. Bu hormon üretim bölgesi bir anda alındığı için, Tüp Mide ameliyatından sonra gerçekten büyük oranda açlık hissi kaybolur. Ancak bu hormon vücutta başka bölgelerde de üretilmektedir. Beynimiz bu yokluğu tamamlamak için bu yerlerden açlık hormonu üretimini arttırır. Tüp Mide ameliyatı sonrası kimi hastalarımız 1,5-2 yılda açlık hissinin geri geldiğini göstermişlerdir. Açlık hissiniz geri döndüğünde, kalorili gıdalardan uzak durmazsa geri kilo alımına neden olmaktadır.

Tüp Mide ile midenizi çok ciddi oranda küçültüyoruz. Ortalama olarak midenizin hacmini 1000-1500 cc’den, 100-120 cc hacme indiriyoruz. Bu hacim gerçekten çok küçük lokmalar ile midenizin dolmasına yol açıyor. Ama hastalar uygun şekilde baslanmazse veya ilk yapılan ameliyatta büyük mide bırakılmışşa hastalar ın midesi genişleyip hastalar tekrar çok fazla miktarda yemeye başlayabiliyorlar.

Tüp Mide sadece ve sadece katı gıda alımınızı kısıtlamaya yönelik bir ameliyattır. Sıvı yada yumuşak ama kalorili gıdalar çok rahat geçer ve kilo veriminizi bozar. Özellikle  sıvı şekilde olan şeker, nişasta, alkol  ve yağ içeren yiyeceklerden kesinlikle uzak durmak zorundasınız. Bunlardan uzak duramıayan hastalara tüp mide ameliyatını yapmamak lazım.

 

Tüp mide sonrası revizyon cerrahisi seçimi

Bu hastalarda revizyon cerrahi yapmayı planlarken çok iyi değerlendirmek gerekir ve hasta için en doğru ameliyat türünü seçmek gerekir. Öncelikle revizyon yapma sebebimizi çok iyi irdelememiz lazım hastanın geri kilo almasındaki asıl etkeni doğru teşhis etmemiz lazım.

Eğer şiddetli reflü ise  ve fundus genişlemesi ve mide fıtığı var ise, fundus kısmının tam olarak alınması ve beraberinde mide fıtığının onarılması ile, reflü şikayeti düzeltilebilir ve şikayetlerin geçmesini sağlayabilir. Ama hastada hem reflü var hem de geri kilo almışsa  baypas ameliyat

Geride kalan midede dönme veya darlık nedeni ile ameliyat tıkanma olduğu durumda ;Bu durumda öncelik “Endoskopik Balon Dilatasyon” olmaktadır. Ameliyatsız olarak darlık olan bölge endoskopi ile gözlenir ve oraya şişirilen bir balon ile bir kaç dakikalık genişletme işlemi yapılır ve birkaç seans uygulanması gerekebilir. Endoskopik Balon Dilatasyon ile anlamlı yanıt alınmayan hastalarda, başka bir endoskopik ama uzun dönemli bir tedavi olan “Endoskopik Sleeve Stent” uygulaması daha kalıcı ve etkili genişleme sağlayacaktır.  Balon ve stent ile sonuç alınamamışsa  baypas veya bipartisyon ameliyatı yapılabilir

İlk ameliyatta büyük mide bırakılması nedeni ile hastalar kilo aldılar ise bu hastaya tekrar tüp mide veya bypas gurubundan bir ameliyat (baypas, bipartisyon , duodenal switch…..)

Hastanın beslenme alışkanlıklarına uygun olmayan tüp mide ameliyatı yapıldığı için hasta kilo almışsa bu hastaya tekrar tüp mide yapılamaz bu hastaya baypas gurubu bir ameliyat yapılmalıdır.

 

 

 

 

 

 

 

Roux-en-Y (proksimal) uygulanabilir. Bu varyant en sık kullanılan gastrik bypass tekniğidir.  Midenin girişine 30 ml’den küçük proksimal gastrik (mide girişinde) bir mide poşu oluşturulur. Bu yeni mide poşu yaklaşık 1 çay bardağından daha küçük bir hacme sahiptir. Mide poşu oluşturularak var olan mide devre dışı bırakılır ve besinlerin buraya gelmesi sağlanır. İnce bağırsakların distale (kalın barsağa) doğru giden kısımdan alınarak ve oluşturulan yeni mide poşuna bağlanır. Geride kalan ve içinden safra ve pankreas sıvısı gelen ince barsak ucu ise yaklaşır  ileriden tekrar barsağa birleştirilir.

 

Duodenal Switch; Bu işlemde oniki parmak barsağı ayrılarak buraya ince bağırsakların distale (kalın barsağa) doğru giden kısımdan bağlantı yapılır. Bu sayede gıdalar daha az barsak yüzeyi ile temas eder.

 

Transit Bipartisyon; Bu işlem özellikle şeker hastalığı olanlarda şeker hastalığının da düzelmesini sağlar. Mide çıkışına yakın kısmına ince bağırsakların distale (kalın barsağa) doğru giden kısımdan bir ağızlaştırma yapılır. Bu sayede yiyeceklerin yarısı tüm barsağı dolaşırken, yarısı doğrudan barsağın sonuna gider. Bu hem kilo alımını azaltır hem de şekeri kontrol altına alarak insülin kullanımından hastayı kurtarır.